Kim Nereye Gitsin?

Tevhid-i Efkâr Gazetesi, ahlâk ve dinî şuuru, edepleri ve milî adetleri müdafaa ettiği için İleri Gazetesi tarafından “kara kuvvet ve irtica” gibi bir takım manasız, tarihi geçmiş isnatlara maruz kalmıştı. İleri Gazetesi, Hak ve hakikati müdafaa hususunda hiçbir şeyden yılmayan, kuvvetini dininin yüksek ruhundan, milletinin asil kalbinden alan Tevhid-i Efkâr gibi büyük bir mücahidin böyle şeylere zerre kadar ehemmiyet vermediğini gördü. Bu rezil, adi tehditlerle Müslümanlığı ve ahlâkı müdafaa etmek isteyenleri korkutma modasının geçtiğini anladı. Bu defa da millî ruhun hakkıyla tercümanı olan muhterem Tevhid-i Efkâr Gazetesine “demagog” isnadından hiç sıkılmadı.

Namus ve ahlâkı müdafaa ettiği için Tevhid-i Efkâr demagog oluyor! Çünkü halk namuslu ve ahlâklıdır. Tevhid-i Efkâr niçin avamın, halkın tarafını savunmaya gerek duyuyor? İleri Gazetesine göre bu büyük bir cürüm oluyor! Halkın ne hükmü var ki onların namus ve ahlâk anlayışına Tevhid-i Efkâr iştirak ediyor! Bu efendiler (İleri Gazetesi çevresi), icabında halkçı olurlar. Halkın hâkimiyetinden, iradesinden bahsederler. Sonra da halkın namus ve ahlâkına, arzu ve iradesine hürmet gösterenleri halkın anlayışına uygun hareket ettikleri için kötülerler, dışlarlar!

M. Fatih Çakır’ın hazırladığı yazının devamı Semerkand Dergisi Ocak 2017 sayısında.