Tasavvuf Klasikleri

Allah’ın Sıfatları: Kelâm

Sûfilerin ekseriyetine göre “kelâm” Allah’ın ezeldeki öz sıfatıdır. Hiçbir yönden mahlukların sözlerine benzemez. Allah’ın zatının mahiyetinin ne olduğu bilinmediği gibi kelâmının mahiyetinin de ne olduğu bilinmemektedir. Sadece kelâmın var olduğu bilinir, işte o kadar.
Sûfilerin ekseriyeti şu konuda da görüş birliğine varmışlardır: Allah Tealâ’nın kelâmı ses, harf ve hece türünden değildir. Ses, harf ve hece Allah’ın kelâmına delalet eder. Ses, harf ve hece dudak, dil ve dilcik gibi organlara muhtaç bulunan varlıkların kelâmı hakkında bahis konusu olur. Allah Tealâ’nın organı yoktur, organa muhtaç da değildir. O halde O’nun kelâmı ses, harf ve heceden meydana gelmez.

Bu konudaki esas şudur: Allah Tealâ’nın öncesiz/kadim olduğu bir hakikattir. O, hiç bir bakımdan yaratıklara benzemez. Bu sebeple O’nun kelâmı insanların kelâmı gibi ses ve harften teşekkül edemez.

Allah Tealâ kelâm sıfatına sahip olduğunu şu ayetlerle ispat etmiştir: “Allah Musa ile konuştu.” (Nisâ, 164); “Olmasını istediğimiz bir şeye sadece ‘ol’ deriz, O da oluverir.” (Nahl, 40); “Ta ki Allah’ın kelâmını işitsinler.” (Tevbe, 6).

Taarruf, Muhammed b. İbrahim Kelâbâzî (vefatı 380/990)

Ali Kaya’nın hazırladığı yazının devamı Semerkand Dergisi Ocak 2017 sayısında.