Evvâb Kullar

Râgıb el-İsfâhanî’nin açıklamalarına göre Arapçada “evvâb” kelimesi e-v-b kökünden türemiştir. Evvâb, günahları terk edip emirlerini yerine getirerek Yüce Allah’a dönen kişidir.
Allah Tealâ Kur’an-ı Kerim’de, ‘Evvâbin hafîz’ Tövbe ile Allah’a çokça dönen, (O’nun buyruklarını) koruyan (Kâf, 32); ‘İnnehû evvâb’ Şüphesiz o, Allah’a çokça dönen biriydi (Sâd, 30) buyurur. Bu bakımdan tövbeye de “evbe” adı verilmiştir.” (Müfredât, e-v-b maddesi)

‘Evbe’, ‘inâbe’ ve ‘tövbe’ kelimelerinin temel anlamı dönme ve yönelmedir. Dinî birer kavram olarak müminlerin günah ve hatalarında ısrar etmemesini, daima dinin emir ve yasaklarına riayet edip Allah’a yönelmesini ifade eder. (İsmail Karagöz, Günahlar, Tövbe ve İstiğfar, DİB Yay., s. 286-287)

Evvâb kimdir?

Evvâb; tövbe ederek yüzünü Cenab-ı Hakk’a çeviren, yönünü O’na döndüren demektir. Evvâb beş ayette; çoğulu olan evvâbîn ise bir ayette geçmektedir. Evvâb kelimesinin geçtiği ayetlerden üçü; Hz. Davud, Hz. Süleyman ve Hz. Eyyüb aleyhimüsselamın evvâb olduklarının vurgulandığı ayetlerin mealleri şöyledir:

“Ey Muhammed! Onların söylediklerine karşı sabret. Güçlü kulumuz Davud’u hatırla. O, evvâb (Allah’a çok yönelen) bir kimse idi.” (Sâd, 17)

Ssalih Selçuk’un hazırladığı yazının devamı Semerkand Dergisi Mart 2017 sayısında.