Müslümanın Dil Edebi

Büyük bir hızla gelişip yaygınlaşan iletişim imkânları, dünyada ve ülkemizde olup biten her şeyden neredeyse anında haberdar ediyor bizleri. İstemesek de lüzumlu lüzumsuz gündemimize bir yığın konu giriyor. Çoğu zaman dünyamıza da ahiretimize de fayda vermeyen meseleler üzerinde günlerce konuştuğumuz, aylarca tartıştığımız oluyor.

Medyanın özellikle ateşleyip körüklediği böyle tartışmalar ömür sermayemizi heba etmekle kalmayıp, türlü kamplaşmalara, tefrikaya, nifaka da yol açıyor. Bu arada tarafların birbirlerini alt etmek için kullandığı dil, hakim medyadaki ölçüsüzlüğün tesiri ve sanal ortamlarda yüz yüze olmamanın pervasızlığıyla giderek çirkinleşiyor.

Görünen o ki enformasyon kirliliği sadece zihnimizi ve kalbimizi değil; dilimizi, üslubumuzu da kirletti. Nezaket ve mülayemeti unutmuş gibiyiz. Bazıları sıradan bir meselede dahi kendisi gibi düşünmeyenlere hakaret etmeyi, incitici söz söylemeyi, olur olmaz suçlamalar yöneltmeyi bir tür cihat sanıyor. İrfanımızdaki söz söyleme âdâbını, Allah ve Rasulü’nün bu husustaki emir ve yasaklarını galiba yeterince dikkate almıyoruz.

Ahmet Nafiz Yaşar’ın hazırladığı yazının devamı Semerkand Dergisi Mart 2017 sayısında.