Cennette Devam Eden Yuva

Cennetin ve yeryüzünün ilk yuvası Hz. Âdem a.s. ve Hz. Havva’nın yuvasıdır. İlk yuva cennette kurulduğundan, yuvada cennetten bir tat vardır. Yuvanın kıymetini bilmek, uhrevî değerinin hakkını vermek önemli bir husustur. Çünkü bir yuvanın cennet olması için yuvadakilerin cennetlik bir hayat yaşaması gerekir. Bunun için denir ki, “evlilik şiirle başlasa da şuurla devam eder.”

Yuva iki gönlün bir gönül, iki ömrün bir ömür olduğu yerdir. Huzur divanıdır. Mutluluk kaynağıdır. Ben’den geçip biz olmaktır. Sığınaktır, barınaktır. Hayat okuludur. Toplumun temelidir. Çekirdeğidir, özüdür. Sigortasıdır. Karşılıksız sevgilerin, fedakârlıkların yaşandığı ortamdır.

Bütün bu güzelliklerle beraber, aile bir imtihan ocağıdır da diyebiliriz. Bu imtihanda başarılı olmak için aile bireyleri karşılıklı olarak haklarını ve sorumluluklarını bilmeli ve bu hukuka uygun şekilde davranmalıdır.

Yuvanın hakkı

Ailede döngü halinde bir sorumluluk silsilesi vardır. Bu hususta Hz. Ömer r.a.’ın şöyle bir menkıbesi anlatılır:

Bir baba, Hz. Ömer r.a.’a oğlunu şikâyete gelir. Çocuğundan dertlidir. İyi bir evlat olmadığını ve sorunlarını anlatır. Hz. Ömer r.a. bu kişinin oğluna;

– İmandan sonra vazifemiz anne babaya iyiliktir, kalplerini kırmamaktır. Onların kalplerini kırarsak cennete nasıl gireriz, diye nasihat eder. Çocuk da Hz. Ömer’e;
– Ey müminlerin emiri! Söylediklerinizi kabul ediyorum. Fakat çocuğun da baba üzerinde hakkı var mıdır, diye sorar. Hz. Ömer;
– Evet, çocuğun da hakları vardır. Çocuğa iyi bir aileden iyi bir anne seçmesi, güzel bir isim koyması ve dinini öğretmesidir, dedi. Çocuk Hz. Ömer r.a.’a;
– Babam bunların hiç birini yapmadı. İyi bir anne seçmedi. Annem bir mecusînin kızıydı. Adımı bir böcek ismi koydu. Kur’an’ı da öğretmedi. Dinim hakkında da bir şey bilmiyorum, dedi.

Bunun üzerine Hz. Ömer r.a. çocuğun babasına döner ve şöyle der:
– Dua et ki çocuk senin başını yarmamış be adam! Bir de onu şikâyet ediyorsun. Sen çocuğuna karşı görevlerini yerine getirmemişsin ki çocuktan sana karşı görevlerini yerine getirmesini bekliyorsun. O sana kötülük etmeden sen ona kötülük etmişsin, onun hakkını çiğnemişsin.

Abdülhamid Eşmeli’nin hazırladığı yazının devamı Semerkand Dergisi Nisan 2017 sayısında.