Doğru Yol

“(Rabbimiz) bizi doğru yola ilet.” (Fâtiha, 6)

Allah Tealâ Kur’an-ı Kerim’de mealen; “Doğru yolu göstermek bize aittir.” (Leyl, 12) buyuruyor. Fatiha suresinin “Bizi doğru yola ilet” mealindeki 6’ncı ayet-i kerimesiyle duada bulunmak, Allah Tealâ’dan vaat ettiği şeyi taleb etmektir. Ve burada zikrettiğimiz “biz” ifadesi ile, bir müminin başka bir mümin için onun görmediği, duymadığı yerde ve herhangi bir dünyevî maksattan uzak olan duası makbuldür.(Müstakimzâde Süleyman Efendi, Tefsîru Sûreti’l-Fâtihâ)

“Bizi doğru yola ilet.” ifadesi ile, sure-i celilenin bir önceki ayet-i kerimesinde geçen “Ancak senden yardım isteriz.” (Fâtiha, 5) ifadesinin, yani Allah Tealâ’dan istenen yardımın mahiyeti açıklanmaktadır.

Allah Tealâ’ya böyle bir yakarış, yardım istemenin en önemli ve en kapsamlı şeklidir. Alemlerin Rabbi, bu ayet-i kerime ile en büyük maksat ve istenecek en önemli hususu açıklamaktadır. İnsan için en büyük maksat ve istenecek en önemli husus, hidayet ve kulluğun hakikatine ulaşmaya muvaffak olmaktır. (İsmail Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyân; Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, İbn Acibe el-Hasenî Bahru’l-Medîd)

Hidayet nedir?

Ayet-i kerimede geçen ve “ilet” kelimesi ile tercüme edilen “ihdinâ: bizi hidayet et” ifadesindeki hidayet; istenilene ulaştıracak şeye yumuşaklıkla, incelikle kılavuzluk olup, aslı meylettirmektir. Bu kılavuzluk ya yolu sadece göstermek ya yola götürmek ya da yolun sonuna kadar götürmek biçimlerinden biriyle gerçekleşir.

Sıtkı Çoban’ın hazırladığı yazının devamı Semerkand Dergisi Nisan 2017 sayısında.