Hâl Dili

Ameller Niçin Eksik ve Kusurlu?

Lokman a.s. oğluna yaptığı bir nasihatinde şunları söylemiştir:
“Yavrum, güzel bir amel yapmak ancak yakîn (kesin, sağlam, şüpheden uzak iman) ile mümkündür. Kişi ancak yakîni ölçüsünde hayır amel yapabilir. Yakîni eksilmedikçe kişi amelini eksik ve kusurlu yapmaz. Bazen insanın yakîn ile yaptığı az amel, yakîni zayıfken yaptığı kuvvetli ve çok amelden daha faziletlidir. Kimin yakîni zayıflarsa, önemsiz gördüğü günahlar kendisine hakim olur.”
Ebu Talib el-Mekkî, Kûtü’l-Kulûb

Marifetten Mahrumiyet

Tebe-i Tabiîn’in (Sahabe’den sonraki neslin) ileri gelenlerinden Abdullah b. Mübarek rh.a. şöyle demiştir:

“Kim edepleri hafife alırsa, sünnetlerden mahrum bırakılarak cezalandırılır. Sünnetleri hafife alan farzlardan mahrum bırakılarak, farzları hafife alan da marifetten mahrum bırakılarak cezalandırılır.”

(Marifet: Allah ve O’nun sıfatları, fiilleri, isimleri ve tecellileri hakkında manevi tecrübeyle doğrudan elde edilen bilgidir.)
Şihabüddin Sühreverdî, Avârifü’l-Meârif

Eser Sazak’ın hazırladığı yazının devamı Semerkand Dergisi Nisan 2017 sayısında.