Odunla Engellenen Darbe

20 Mayıs 1878 Pazartesi günü Üsküdar’daki yalısından çıkan gizemli bir adam, Kuzguncuk’a gelip sabah sularında bir mavnaya doldurduğu adamlarıyla Beşiktaş’a gelir. Niyeti Sultan Abdülhamid’i darbe ile indirerek Beşinci Murad’ı tekrar padişah yapmaktır. Arkasına topladığı kalabalıkla pervasız bir şekilde Çırağan Sarayı’na girer. Odaları ve alt sahanlığı hızla geçtikten sonra eski padişahın odasının önüne gelerek, koluna girip onu rıhtımda bekleyen gemiye götürmek ister.

Osmanlı’nın Ömer Halisdemir’i

Ancak tüm bu kargaşada kimse kapının önünde bekleyen paşa üniformalı bir adamın farkında değildir. Beşinci Murad’ı kollarından tutup kapıdan dışarı çıkarmak istediklerinde yüzleştikleri kişi, asık suratlı bu adamdır ve arkasında tüfekli iki zaptiye ile dikildiği kapının önünden çekilmek gibi bir niyeti yoktur. Heybetli ve kaşları çatıktır.

Karşı karşıya geldiklerinde hiçbir şey sormadan iri parmaklarıyla kavradığı odun parçasını cüssesinden beklenmeyen bir atiklikle havaya sıçrayarak Murad’ın sağında duran o gizemli adamın başına indirir. Hareketsiz bir şekilde yere yığılan adamın kafasından fışkıran kanlar herkesi şok eder. İşte tam burası bir dönüm noktasıdır. Çünkü az önce ayrıntılarını okuduğunuz hadisenin elebaşı olan o gizemli adam, Ali Suavi ölmüştür.

Benzi sapsarı kesilen eski padişah Sultan Murad, bu defa sol kolunu tutmaya çalışan adamdan kurtulmak için hamle yaptığında, kapının önünde duran paşa kıyafetli kişi ikinci hamlesini yapar. Elindeki odunla isyanın önemli isimlerinden biri olan Nişli Salih’i iki darbede öldürür.

Ozan Bodur’un hazırladığı yazının devamı Semerkand Dergisi Nisan 2017 sayısında.