Zikir Müminin Kalesi

Cenab-ı Hak, “Ey iman edenler, Allah’ı çok zikredin.” (Ahzab, 41) buyurmaktadır. Müfessirler çok zikretmeyi her mekânda, karada, havada, denizde; her halde, hastalıkta, sağlıkta, fakirlikte, zenginlikte, hayatın her safhasında zikretmek olarak tefsir etmişlerdir.

Yine, “Beni anın ki ben de sizi anayım…” (Bakara, 152) buyurur. Allah Tealâ’nın kulunu anması, “Mehmet, Hasan” diye zikretmesi değil; o kul Allah’ı günahkâr olarak zikrettiyse Allah Tealâ’nın onu affetmesi, hastalıkta zikrettiyse şifa vermesi, fakirlikte zikrettiyse zengin etmesi, dert ve belada iken zikrettiyse musibeti başından savmasıdır.

Zikreden kula “zâkir” denir. Zâkir olmak Allah Tealâ’ya yakınlığın nişanıdır. Zikreden kul Allah’ın sevgili kuludur.

Yazının devamı Semerkand Dergisi Mayıs 2017 sayısında.