Unutulmaya Yüz Tutan Şeyler Sözlüğü

Radyo

Küçük bir çocukken kocaman bir radyomuz vardı. Ahşap gövdesi, ses gelen delikli gözenekleri… Radyonun içinde insanlar vardı belki ama elektrik olmayınca sesleri çıkmıyordu. Sonra bir gün babam saplı bir radyo aldı. Radyoyu da yanımıza alıp köye gittik. Bu radyo elektrik olmasa da pil ile çalışabiliyordu. Kocaman yuvarlak pilleri vardı. Pilleri yeniden dolduramıyordunuz. İşi biten piller benim uzay gemisi filoma katılıyordu. Kaptan Körk ve adamları yeni gelen gemileri sevinçle karşılıyordu. Köyde Temmuz gecesi döşekleri dışarıya çıkardık. Evlerimiz kerpiçtendi. Ahşap bir merdivenle çıkılan üst katta yeni odalar yapılmış, alt kattaki odalar depo gibi kullanılmaya başlanmıştı. İşte o odalara tahılların, kavun karpuzun konduğu odaların üstüne döşekler serdiler.

Ferzan Topatan’ın hazırladığı yazının devamı Semerkand Dergisi Temmuz 2017 sayısında.