Doğruluğa Dair

Doğruluk, yüce dinimiz İslâm’ın temel prensiplerindendir. Kaynaklarımızda “sıdk” kelimesiyle ifade edilir ve kişinin özünde, sözünde, niyetinde, ahdinde, ticaretinde kısaca bütün fiil ve davranışlarında hakkı ve adaleti gözetmesi manasına gelir.

Doğruluk ahlâkına sahip mümine de “sâdık” denir. Sâdıklar yalnızca doğruyu söylerler, söz verdiklerinde yerine getirirler, emanete riayet ederler. Alım satımda ve diğer bütün işlerinde dürüstlükten taviz vermezler. Yaşadıkları şartlar nasıl olursa olsun, kendilerini doğru olmaya zorlar, menfaatlerinin kayba uğrayacağını bilseler bile yalana yönelmezler.

Dosta düşmana güven vermek

Allah Rasulü s.a.v. güzel ahlâka dair her konuda olduğu gibi, doğruluk ve dürüstlük ahlâkında da ümmeti için en güzel örnektir. Gerek İslâm’dan evvel gerekse sonra toplumun tüm kesimleri, doğruluk ve dürüstlük ahlâkının en üstün örneği olan Efendimiz s.a.v.’e karşı derin güven duyguları taşırdı.

Selim Uğur’un hazırladığı yazının devamı Semerkand Dergisi Eylül 2017 sayısında.