Hak ve Bâtıl

Mevlâmız Ra’d Suresi’nin 17’nci ayetinde buyurur: “Gökten bir su indirdi de vadiler kendi miktarlarınca sel olup aktılar. Sel de suyun yüzüne çıkan bir köpük yüklendi. Bir süs eşyası veya bir değerli mal yapmak için ateşte körükledikleri madenlerden de onun gibi bir köpük meydana gelir. İşte Allah hak ile bâtılı böyle çarpıştırır. Fakat köpük atılır gider, insanlara faydası olan ise yerde kalır. İşte Allah böyle misaller verir.”

Bu ayet bize hiç değişmeyen bir esası, bir ölçüyü sunuyor.

Hak, haklı olan, hakka bağlı olan asla kaybetmez. Bâtıl olan, haktan sapan, hakka düşman olan ise asla ayakta kalamaz. Bu ebedî bir hükümdür.

Su ve köpük

Rabbimizin bu ayette buyurduğu köpük mecazı üzerinde çok düşünmek gerekir. Çağlayanları düşünün. Bir akıştan, bir çarpıştan doğan su köpüğü ne kadar da göz alıcıdır. Su ne kadar yüksekten düşerse ortaya çıkan köpük o kadar çok olur. Çağlayan resimleri bizim için aslında köpükle eş anlamlıdır. Fakat çokça unuturuz, bu köpük kendi kendisinin sonucu değildir. Köpük, çağlayanın kendisi demek de değildir. Bu kadar köpük, bir akış olmasa ortaya çıkamaz. Su akışı yavaşlarsa veya tamamen durursa köpük de kalmaz.

Atilla Pamirli’nin hazırladığı yazının devamı Semerkand Dergisi Eylül 2017 sayısında.