Derviş Bohçası

“Muhabbet” kelimesi, “sevgi, dostluk, ülfet, kişinin değer verdiği kimseye ya da şeylere karşı düşkünlüğü” gibi anlamlara gelir ve “kâinatın mayasıdır” denilir. Muhabbetin, kişinin bütün kalbini eline geçirmesi, aza ve cevahirini tesiri altına alması haline ise aşk denir. Düşünürler, muhabbetin yani sevginin nefsin kendisini çektiği şeyle nefs arasındaki bir hal olduğunu; muhabbetin ise ülfet yani yakınlık ile ortaya çıktığını söylerler.

*  *  *

Kur’an-ı Kerim’de Allah Tealâ müminlerin kendisine karşı olan sevgisini mealen şöyle ifade eder:

“İnsanlar içinde, Allah’dan başkasını eş ve ortak tutanlar vardır ki, onlar (bunları) Allah’ı sever gibi severler. İman edenlerin ise Allah’a olan sevgileri (onlarınkinden) daha güçlüdür…” (Bakara, 165)

Peygamber Efendimiz s.a.v. ise şöyle buyurmuştur:

“Hiçbiriniz, Allah ve Rasulü kendisine her şeyden daha sevgili olmadıkça iman etmiş olmaz.” (Nesâî)

Bir başka hadisi şerifte ise sevgi konusu şöyle anlatılmaktadır:

“Kim, insanların kızması pahasına Allah’ı dost edinmekle O’nu razı ederse, Allah o kimseyi insanların nazarında yüceltir. Kim de Allah’ın gazabına rağmen insanları razı ederse, artık onu Allah’ın azabından hiçbir şekilde kurtarmak mümkün değildir. (Tirmizî)

Cihat Ceylan’ın hazırladığı yazının devamı Semerkand Dergisi Aralık 2017 sayısında.