Kitaplık

Bir Bilinç Kitabı: Medeniyet Aklı

Yazar: Savaş Ş. Barkçin
Yayınevi: Mostar Yayınları
Yayın Tarihi: Kasım 2017
Sayfa Sayısı: 322

Son çeyrek asırda tarih ve medeniyete ilgimiz arttı. Tabii olarak bu mevzularda yazanlar ve yazılanlar da çoğaldı. Tarih adına söz söylemek, bir yere kadar belgeler ve vakalar üzerinden konuşma mecburiyetinden dolayı ölçüsü belli bir saha. Medeniyet üzerine konuşmak, yazmak ise fikirler üzerinden konuşmak ve fikir üretmek demek. Dolayısıyla çok farklı uçlarda dolaşıp medeniyet üzerine söz söyleyenler çıkabiliyor. Meselenin büyük ölçüde teorik olması, bu çok uçluluğa imkan sağlıyor.

Diğer taraftan medeniyet kavramından herkesin anladığı da aynı şey değil. Kimi devleti, kimi ilmiyeyi, kimileri edebiyatı, şiiri, musikiyi, kimileri de mimariyi anlıyor. Ya da iştigal sahası neyse oradan misaller getirmeyi tercih ediyor. Bu çok parçalı alan içinde bir de söz geçmişle bugünü bir araya getirmek olunca işin başı sonu belirsizleşiyor. Ortaya atılan argümanlar bir türlü bugüne dokunamıyor. Mesela Batı ve biz söz konusu olunca kimileri “bizim medeniyetimiz eskide kaldı, şimdi Batı uygarlığı var” derken, kimi Batı’ya karşı yenilmişlik psikolojisi içinde eskileri adeta tabulaştırarak yâd etmeye yöneliyor.

Oysa tarih bir ibret ilmidir. Tarih ve medeniyet üzerine yazılanlar da, ibret aynasından günümüzün ve yarınki nesillerinin faydalanmasını sağlamak olmalı. Dünü doğru okuyup yarını inşa etmenin önünü açmak olmalı. Şüphesiz bu alanda ufuk açıcı eserler yazıldı, yazılmaya da devam ediyor. Bunlardan biri de geçtiğimiz ay okurla buluşan Savaş Ş. Barkçin’in kitabı, Medeniyet Aklı.

Eser, benzerlerinden hem üslubu hem de meseleye yaklaşımı açısından hemen ayrılıyor. Barkçin, okura sanki uygulamalı tarih ve medeniyet dersleri veriyor. Ders derken öyle sıkıcı konular değil. Eserin dili de son derece dinamik ve akıcı. Yazar, okuyucuyla konuşur gibi hitap ediyor, sözü dolandırmadan, teoriyi misallerle, dünü bugünle birleştiriveriyor. Yazarın üslubuna eşlik eden bir diğer unsur da, eserin içinde sunulan pek çok görsel malzeme. İlk fırsatta okuyun, okutun deriz.

Arka Kapak’tan:

Bu kitap “Biz kimiz?” sorusuna cevap vermek için yazıldı. “Biz kimiz?”, “Yerimiz neresi?”, “Nereden geliyoruz?” sorularına farklı bir bakış ile cevap vermeyi amaçlıyoruz. Tarihi, geçmişi anlamaya, günümüzü anlamlandırmaya ve geleceği inşa etmeye yarayan bir imkân olarak kullanıyoruz.

Medeniyet Aklı kitabını her medeniyetin bir kurucu aklı olduğunu, sanattan devlet idaresine, dinden orduya kadar her yerde görülen uygulama, politika ve geleneklerin aslında tek bir dünya görüşüne, bir kurucu akla, bir “medeniyet aklı”na dayandığını göstermek için yazdık.

“Osmanlı Aklı” adını taşıyan ve ileride size ulaştırmayı ümit ettiğimiz diğer kitabımızda ise, medeniyet aklı kavramının Osmanlı medeniyetindeki karşılığını anlatmaya çalışacağız. O aklın özünü, işleyişini bugün de yararlanılacak şekilde sergilemek istiyoruz.

Bu kitap bir tarih veya bilgi kitabı değil. Bir bilinç kitabı. Bunun için ayrıntı kalabalığına girmedik. Bahsettiğimiz konuların hem geçmişte hem bugün, hem Osmanlı’da hem daha eski, çağdaşı olan ve bugünkü dünyada birbiriyle bağlantılarını göstermeye çalıştık. Olayların özünü anlamaya ve anlatmaya çalıştık.

Yeni Annelere Hediye

Hoş Geldin Bebeğim Seti / 4 Kitap, Semerkand Aile Yayınları

Anadolu insanı cömerttir. Hediyelerin en güzeli olan bebek eve geldiğinde hediye bolluğu yaşanır. Yöresine, adetine göre değişir hediyeler. Yakın akrabaların, komşuların hediyesi de ona göredir. Herkes evin yeni misafirine odaklanır, hediyeler onundur. Anne de unutulmaz tabii. Bir de kıskanacak yaşta kardeşler varsa, onları unutmayan ince düşünen büyüklerimiz de vardır.

Semerkand Aile Yayınları, bir defter ve üç kitaptan oluşan güzel bir setle bebeklere hoş geldin diyor. “Hamilelik ve Doğum”, “Hoş Geldin Bebeğim” ve “Bebeğim Büyüyor” kitapları yeni annelere rehberlik edecek eserler. Ayrıca bebeklerin özel anlarını, ev ilklerini kayıt altına almak için de “Bebeğin Güncesi” hazırlanmış.

Belki de Senin Hikâyendir’in Yazarından

Dar Bütçeli Bir Öykü, Abdülkerim Kolat, Eşik Yayınları

Türk edebiyatında öykü altın çağını yaşıyor. Şöyle de diyebiliriz: Yazarlar pazarında öyküye rağbet çok. Gerçekten de son çeyrek asırda kalemi sağlam hikâye ve öykü yazarlarımız yetişti. Onlara katılan yeni kalemler de bu yolda ilerliyor. Abdülkerim Kolat, ilk öykü kitabından sonra aynı tatta yeni bir kitapla okurun karşısında. Adı gibi, dar bütçeyle biriktirilmiş öyküler bunlar.

Eşik Yayınları’ndan İlk Uzun Öykü

Adım Adım, Zeynep Sati Yalçın, Eşik Yayınları

Öyküye rağbet bir tarafa, neredeyse uzun öykü yahut hikâye yazarımız yok. Mustafa Kutlu’nun bu vadide yeri ayrı tabi. Gerçi o, öykü yerine hikâye diyor. İki yıldır yayınladığı öykü kitaplarıyla öne çıkan Eşik Yayınları, ilk kez bir uzun öyküyü okurla buluşturdu. Darısı öykülerimizi uzatacak diğer yazarların başına…

Osmanlı Tarih Sahnesinden Çekilirken

Aslanı Nasıl Yaraladılar, Haz: M. Fatih Çakır, Mostar Yayınları

Ne zaman son asırdan bir gazete kupürü görsek, yetmiş seksen yıl öncesinden bir köşe yazısı okusak, “dertlerimiz hep aynıymış” diyoruz. Gerçekten öyle; sadece bizim kendi yakın geçmişimiz de değil, bütün İslâm dünyasının geçmişi ve dertleri ortak. M. Fatih Çakır, Osmanlı’nın son demlerinin gazete ve mecmualardan çilekeş yazıları bir araya getirdi. “Aslanı Nasıl Yaraladılar?” adıyla Mostar Yayınları’ndan çıkan eser, başka yeni okumalara da kapı açacak cinsten.

Buyurun Molla Cami’nin Sohbetine

Baharistan, Molla Cami, Çev. M. Ali Özkan, Semerkand Yayınları

Sadi Şirazi hazretlerinin “Bostan ve Gülistan”ı meşhurdur. Sekiz asırdır ellerden düşmedi, düşecek gibi de görünmüyor. Çünkü satırlarına hikmetin sırrı yansımış. Aslında tarihimizde bu eserler gibi nice hazinemiz var. Mesela hemen akla Feriddüddin Attar geliyor. İşte bu okunması kolay ama manası derin eserlerden biri de Molla Cami hazretlerinin “Baharistan”ı. M. Ali Özkan’ın yeniden dilimize tercüme ettiği eser, bizi tatlı latifelerle bezeli hikmet dünyasına götürüyor.

Öğrenciliğin Sırrı Çözüldü

Öğrencinin Halleri, Tacettin Aslan, Genç Okur Yayınları

Evet, öğrenciliğin sırrı çözüldü! Hem de bir öğrencinin itiraflarıyla! Tacettin Aslan, öğrenci olmanın sıcak tecrübesi ve heyecanıyla öğrenciliğin dertlerini ve ayrıcalıklarını yazdı. Belki de içlerinden biri olduğundan, öğrendiğimiz kadarıyla öğrenciler de bu kitabı çok sevmiş. Biz de henüz okumayan öğrencilere duyuralım dedik.