Nefesler Tükenince

Yüce Mevlâ’nın kanunu gereği, dünya hayatının son bulması ve ahiret hayatının başlaması ölüm hadisesi ile gerçekleşir. Bu manada ölüm, dünyadan ukbaya bir geçiş kapısı mesabesindedir. Dünya hayatının en kritik aşamasıdır. Çünkü ölüm anındaki keyfiyet, adeta dünya hayatının karnesi, ahiret yolculuğunun da teminatı hükmündedir.

Kur’an-ı Kerim’de üç kez tekrar edilen “Her nefs ölümü tadacaktır.” (Âl-i İmran, 185; Enbiya, 35; Ankebut, 57) ilâhi fermanıyla bu gerçek hatırlatılırken, başka ayetlerde ölümden kaçışın olmadığı, buna karşılık insanoğlunun ölümden kaçma noktasındaki temayülü mealen şöyle beyan edilmektedir:

“Nerede olursanız olun ölüm size ulaşır. Sarp ve sağlam kalelerde olsanız bile!” (Nisa, 78)

“Ölüm sarhoşluğu gerçekten gelir de: (Ey insan) işte bu senin öteden beri kaçtığın şeydir, denir.” (Kâf, 19)

“De ki: Sizin kendisinden kaçtığınız ölüm muhakkak sizi bulacaktır. Sonra da görüleni ve görülmeyeni bilen Allah’a döndürüleceksiniz de O size bütün yaptıklarınızı haber verecektir.” (Cuma, 8)

Abdulkadir Alioğlu’nun hazırladığı yazının devamı Semerkand Dergisi Aralık 2017 sayısında.