Aynadaki Yüzümüz

unutmak

Elinizdeki sayımızın üzerinde 20. yıl yazıyor. Evet; 1999 yılının Ocak ayında yayın hayatına adım atan dergimiz 20’nci yaşına girmiş bulunuyor. Rabbimize hamd ile daha nice hayırlı yıllar niyaz ediyoruz.

Dergi yayıncılığı ile uğraşanlar bilirler; bu işin yarısı dergiyi hazırlamaksa diğer yarısı okuyucuya ulaştırmaktır. İşin tanıtım, dağıtım, abonelik, tahsilat gibi olmazsa olmaz yükleri var. Semerkand’ın talihi, bütün bu hizmetleri ifa eden gönülleri de sayıları gibi devasa olan bir gönüllüler ordusunun varlığı. Bu hizmet erlerinin sayesinde bir yayıncılık başarısına imza atıldı, Semerkand daima büyüyerek bugünlere geldi. Hak Tealâ eli değen herkesin yüzünü iki cihanda ak eylesin.

Ve okuyucularımız… Sizin teveccühünüz olmasaydı muhtemel ki Semerkand Dergisi de, ortalama ömrü 3-5 yıl olan ülkemiz dergileri arasına karışır, güzel niyetle başlamış ama kısa sürede nefesi kesilmiş teşebbüslerden biri olarak kalırdı. Siz talep ettiniz, talebinizin arkasında durdunuz, bazen karşı karşıya kaldığınız aksamalara rağmen vazgeçmediniz, Semerkand’a omuz verdiniz. Mevlâ Tealâ sizi de iki cihanda bahtiyar eylesin.

Size gücümüz yettiğince iyi bir dergi sunmaya çalışmaktan ve dua etmekten başka elimizden bir şey gelmiyor. Semerkand bir bakıma duadan ibaret değil mi zaten. Kalbî, kavlî ve fiilî bir dua… Kendimizi, evimizi, tanıdık tanımadık herkesi Hak ve hakikatle yakın tutma duası. Nefsaniyetlerin, ins ve cin şeytanlarının kirlettiği söz dağlarının içinden en temiz olanlarını bulup, yaralarımıza merhem etme çabası. Cenab-ı Mevlâmız kabul buyursun. Hepimizi Zat-ı Uluhiyeti’ne münîb kullardan eylesin.

*  *  *

Bu ay, diğer başlıklarımızın yanı sıra iki konuya dikkatinizi çekmek istedik. Her ikisi de can acıtan konular. Biri Kudüs, diğeri “İslâm Toplumu.” Aslında her ikisi de birbiriyle kopmaz şekilde irtibatlı. Kudüs’ün bugünkü durumu İslâm toplumunun aynası.

Fakat büyük bedellere rağmen büyük ümitler de var. Yüz yılı aşkın zamandır ilk defa dört bir yanımızdan bu kadar güçlü ümit rüzgârları esiyor. Ama zalimler açısından ümit tehlikeli. Bu kadar hışımla çullanmaları, tuzak üstüne tuzak telaşına kapılmaları bu yüzden. Elbette onların tuzağına karşı Alemlerin Rabb’inin de tuzağı var. Ve biz O’na güveniyor, O’na dayanıyoruz.

Şubat sayımızda buluşmak üzere inşallah.

Sabahattin AYDIN