Daima Zikir

Büyük müceddid Mevlâna Halid-i Bağdadî k.s. “daimî zikir” bahsinde şöyle buyurur:

Şunu iyi biliniz ki, itikadı düzeltip bozguncuların hal ve yollarından uzak durmaktan, dört büyük mezhepten birine uyarak amel etmekten sonra, saadetin en yücesi ve ibadetlerin en faziletlisi gizli zikre devam etmektir. Zikir halindeyken sen Allah Tealâ’yı görmesen de O’nun seni gördüğünü, hiçbir şeyin O’na gizli kalmadığını, dönüşün sonunda O’na olacağı bilinmelidir.

Burada bahsettiğim bilmekle, taklit olan bilgiyi kastetmiyorum. Çünkü ilmin söz kısmında, bid’at ehliyle ihsan sahibi, mümin ile kâfir ortaktır. Yani söz olarak hepsi bu ilmi işitirler. Benim kastettiğim bilgi, Allah’ın tecellilerine şahit olan ehil kimselerden alınabilecek hakikat bilgisidir. Bu ise Allah Tealâ’nın âdeti olduğu üzere, zor olan mücadeleleri yapmak, nefsin hoşuna giden türlü süsleri terk etmek ve marifet ehli âriflerin hallerine sarılmakla elde edilir. Bu da Allah dostlarına, özellikle bu yüce tarikatın halifelerinden birine intisapla olur.

Mümin Munis’in hazırladığı yazının devamı Semerkand Dergisi Ocak 2018 sayısında.