Üç Emir Üç Yasak

“Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder. Çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.” (Nahl, 90)

Allah Tealâ bu ayet-i celilede kulun sorumluluğuna dair her şeyi, ahlâk ve adaba riayet esaslarıyla birlikte emretmiştir. Bu bakımdan ayet-i celile en mühim ahlâkî esasları içinde barındırmaktadır. Tek başına bu ayet, bütün insanlığın saadeti için uymak zorunda olduğu çok mühim bir yol haritası, hidayet rehberi ve çağrıdır. Şöyle ki:

“Ey insanlar! Allah Tealâ kendinize ve başkasına zulmetmemek suretiyle ‘adalet’i emrediyor.”

Adalet: Kendine ve Başkasına

Adalet, ifrat ve tefrit arasında orta olan şey demektir. Bu, bütün yapıp etmelerde riayet edilmesi gereken bir husustur. Adalet, her şeyi olması gereken yere yerleştirmek, hakkı yerine koymaktır. “Bağy”in, diğer bir deyişle haksızlığın ve zulmün zıddıdır. Adalet, terazinin dili gibi olup, ileri ve geri aşırılıklar (ifrat ve tefrit) arasında bir birlik noktasıdır. Bu sebeple adalete ve ilkelerine mizan veya terazi de denir.

Sıtkı Çoban’ın hazırladığı yazının devamı Semerkand Dergisi Ocak 2018 sayısında.