Sehl b. Abdullah et-Tüsterî k.s.

Kalplere malik olan, kusur ve ayıpları silip süpüren Sehl b. Abdullah et-Tüsterî k.s. (d. 815-v. 896), bütün dillerle övülen, zamanının bir imamı idi. Pek çok riyazetleri, güzel muameleleri, fiillerdeki kusurlar ve ihlâs konusuna dair latif ve hoş sözleri mevcuttur.

Zâhir uleması, “O şeriatla hakikatin arasını birleştirmiş ve uzlaştırmıştı” demişlerdir ama onların bu sözü hatalıdır. Zira hiç kimse şeriatla hakikati esasen biribirinden ayırmış değildir. Şeriat hakikatten başka bir şey değildir, hakikat de şeriatın ta kendisidir.

Onların böyle demelerinin hükmü ve manası şudur: Şeyh Sehl k.s. hazretlerinin ifadeleri kolay idrak edilmekte, tabiatça daha iyi anlaşılmaktadır. Şeriatla hakikatin arası Hak Tealâ tarafından uzlaştırılıp bağdaştırıldığına göre, velilerin bu iki şeyi birbirinden ayırmaları imkansızdır. Hiç şüphe yok ki, ikisi arasında bir fark hasıl olunca, birini red, diğerini kabul etmek lazım gelir. Hâlbuki şeriatı reddetmek ilhaddır, dinden çıkmadır, hakikati reddetmek ise şirktir.

Ali Kaya’nın hazırladığı yazının devamı Semerkand Dergisi Mart 2018 sayısında.