Dünya Hali

Afrin Artık Temiz

İbn Haldun’un “coğrafya kaderdir”  sözünü son zamanlarda sıkça duyuyoruz. Üzerinde bulunduğumuz coğrafyanın durumu, İbn Haldun’un bu sözü adeta bizim için söylediği kanaatini doğuruyor. Zira Osmanlı Devleti’nin tarih sahnesinden çekilmesinden sonra hep küresel güçlerin hedefinde olan Anadolu ve İstanbul, özellikle 1950’lerden sonra çeşitli şekillerde fiilî saldırılara maruz kalmış durumda. Biz de böyle stratejik bir coğrafyada var olma savaşımızın bedelini ödüyoruz.

Hiç kuşkusuz darbeleri de dâhil edeceğimiz bu süreçte, kaybettiğimiz paranın ve yitirdiğimiz canların haddi hesabı yok. 1980’lerin başına kadar ASALA terör örgütü ile giriştiğimiz mücadele, derin devlet operasyonlarının ardından başarıyla sonuçlanmıştı. ASALA’nın bertaraf edilmesinin sonrasında ortaya çıkan PKK ile olan savaşımız da, şimdiye kadar her türlü yolun denemesine rağmen bugün de sıcak çatışma halinde devam ediyor. Bu eli kanlı örgüt, 40 yıllık zaman içinde bazen KCK, TAK gibi isimlerle ortaya çıktı. Irak’ın kuzeyini yıllar boyu mesken tutan örgüt, Suriye’de istikrarın 2011’den bu yana ortadan kalkmasıyla birlikte burada yuvalanmaya başladı. 911 kilometrelik Türkiye-Suriye sınırının hemen dibinde bulunan Kamışlı, Tel Abyad, Cerablus, Azez ve İdlib’in oluşturduğu “Terör Koridoru” dediğimiz bölgede, PKK’nın başka bir isimle tezahür etmiş şekli olan PYD ve onun silahlı kanadı YPG’nin eylemleri, artık ülkemizin güvenliğini tehdit eder duruma gelmişti.

İsmail Taha’nın hazırladığı yazının devamı Semerkand Dergisi Nisan 2018 sayısında.