Zandan ve Gıybetten Sakının!

“Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Sizden biriniz ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! O halde Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.” (Hucurat, 12)

Girişte meali verilen ayet-i celilenin iniş sebebiyle ilgili şu rivayet nakledilir:

Hz. Peygamber s.a.v. bir gazveye veya yolculuğa çıktığı zaman fakir ve muhtaç birini, zengin iki kişinin yanına verirdi. Zenginler bu fakirin ihtiyaçlarını karşılar, fakir kişi de onlara hizmet eder; kendilerinden önce konak yerine gider ve yiyecek içecek hazırlardı.

Allah Rasulü bir yolculuğunda Selman-ı Farisî r.a.’ı iki zenginin yanına verdi. Hz. Selman konak yerine geldiğinde uyku bastırdı, gözleri uykusuzluğa dayanamadı ve adamlara bir şey hazırlayamadan uyudu. Adamlar gelince ona: “Ne yaptın, ne hazırladın?” dediler. O da: “Uykuya yenik düştüm, hazırlayamadım.” dedi. Dediler ki: “Rasulullah’a git ve ondan bizim için yemek iste!”

Hz. Selman r.a., Rasulullah s.a.v.’e gelip yemek istedi. Efendimiz buyurdu ki: “Üsame b. Zeyd’e gidip söyle, yanında fazla yiyecek varsa sana versin.” Hz. Üsame r.a., Rasulallah’ın binek ve yiyecek sorumlusuydu. Hz. Selman onun yanına geldi, o da: “Yanımda bir şey yok” dedi.

Hz. Selman r.a. geri dönüp iki adamın yanına gitti ve durumu haber verdi. Onlar dediler ki: “Üsame’nin yanında bir şeyler vardı, lakin cimrilik etti.” Bu sefer Hz. Selman’ı başka sahabilerin yanına gönderdiler. Onların yanından da eli boş dönünce dediler ki: “Onu Sümeyha kuyusuna göndersek, kuyunun suyu çekilir!” (Sümeyha kuyusu Medine’de suyu bol bir kuyudur.)

Sonra Hz. Üsame’nin yanında, Rasulullah’ın kendileri için vermesini emrettiği bir şey var mı diye araştırmak için yola çıktılar. Rasulullah’ın yanına geldiklerinde Efendimiz onlara dedi ki: “Bana ne oluyor ki ağızlarınızda yeşil et parçası görüyorum!” Rasulullah s.a.v., yeşil et ile çok beklediği için kararmış ölü etini kastetmişti. Gıybet böyle çok çirkin bir surette tasvir edilmiş oldu.

Dediler ki: “Hayır ya Rasulallah, bugün hiç et yemedik.” Efendimiz s.a.v.: “Selman ve Üsame’nin etini yiyip durdunuz.” buyurdu. Yani onların gıybetini yaptınız. Bu olay üzerine Allah Tealâ bu ayet-i celileyi indirdi. (Begâvî, Meâlimü’t-Tenzîl; Sa’lebî, el-Keşf ve’l-Beyân; İsmail Hakkı Bursevî, Ruhu’l-Beyân; İbn Acîbe el-Hasenî, Bahru’l-Medîd; Celâleddin es-Suyûtî, Esbâbu’n-Nüzûl)

Sıtkı Çoban’ın hazırladığı yazının devamı Semerkand Dergisi Nisan 2018 sayısında.