ÂriflerinYolu

Kıssa olmadan ilim anlaşılmaz. Âriflerden kıssalar anlatılacak ki hikmetler gönüllere nakşolsun. Çünkü ârifler, kendisi yapmadığını başkasından istemez; köleyi azat etmeden “köle azat edin” demezler. Onlar dünyanın ipini bırakmışlardır. Onların evine giren sevilmeyen kişi, sevilen biri olarak çıkar. Dertli giren sevinerek, cahil giren öğrenerek çıkar.

Bir ârifin evine hırsız girdi. Çalacak bir şey yoktu. Ârif uyanıktı, ibadet ediyordu. Hırsıza seslendi:

– Dur! Eve giren garip, dur! Gördün ki çalacak bir şeyim yok. Çünkü dünyaya meyletmedim. Hele gel otur, sana ikramda bulunayım.

Hırsız, ev sahibi bana kızacağına bir de ikram ediyor diye şaştı. Ârif zat hırsıza şöyle dedi:

– Oğlum şuradan ibriği al, doldur ve abdest al. Benimle birlikte namaz kıl. Söz veriyorum, yarın bana hediye veya para ne getirirlerse sana vereceğim. Elin boş gitmeyeceksin.

Yazının devamı Semerkand Dergisi Mayıs 2018 sayısında.