İlmin İlmi

“Ben, dedi, bilmek istiyorum kâinattaki sırları, yaradılış hikmetlerini ve bütün ilimleri. Çok büyük bir alim olmak istiyorum. Her şeyi bilmek, ilmime ilim katmak istiyorum. Dünyada benim üstüme alim olmamalı…”

“Benim, dedi, epey ilmim var elbette, ama kâfi değil benim gibi adama. Daha pek çok şeyi bilmeli, ilmimle beni herkes tanımalı. Burada hürmet görüyorum çok şükür, ama bütün alem bana hürmet göstermeli. Büyük bir alim olmalıyım. Bunun için kendime yeni bir hoca, hatta bir şeyh bulmalıyım.”

Dergâha kapılanalı bir hayli zaman olmuştu, ama kimse yüzüne bile bakmıyordu. Oysa geldiği diyarda herkesin hürmet ettiği bir zattı. Alimdi, erdemliydi, gençti, kuvvetliydi, hocaydı, pek çok olumlu özelliği kendinde toplamaktaydı. Halbuki burada ilmine hürmet edilmek bir yana, bir de dergâhın temizlik hizmeti verilmişti kendisine. Ara sıra pişman oluyor, gerisin geriye dönesi geliyordu, ama iş işten geçmişti artık. “Ya sabır” çekip devam etmeliydi yoluna.

Rahmi Yazar’ın hazırladığı yazının devamı Semerkand Dergisi Mayıs 2018 sayısında.