İman

Hak Tealâ, “Ey iman edenler, iman ediniz” (Nisa 136) buyurmuş, diğer birçok yerde de “Ey iman edenler!” diye hitapta bulunmuştur. Hz. Peygamber s.a.v., “İman Allah’a, meleklere, kitaplara, peygamberlere ve ahiret gününe inanmaktır.” buyurmuşlardır.

Sözlükte iman, tasdik anlamındadır. İmanın dindeki hükmünü ortaya koymak için insanlar pek çok söz söylemişlerdir. Buradaki maksat, tasavvuf şeyhlerinin itikadını ortaya koymaktır.

Sûfiler iman konusunda iki kısma ayrılmışlardır. Nitekim fıkıh âlimleri de bu konuda iki fırkaya ayrılmışlardır. Fudayl b. İyaz, Bişr Hafi, Hayru’n-Nessac, Semnun Muhib, Ebu Muhammed Cerirî gibi sûfiler şöyle derler: “İman; ikrar, tasdik ve ameldir.” İbrahim b. Ethem, Zünnûn Mısrî, Bayezid Bistamî, Hâtem Esam, Ebu Süleyman Dârânî, Hâris Muhâsibî, Cüneyd, Sehl Tüsterî, Şakik Belhî gibi sûfiler; Mâlik, Ahmed b. Hanbel, Şafiî, Ebu Hanife, Muhammed b. Hasan ve Ebu Yusuf gibi ümmetin fıkıh âlimleri şöyle derler: “İman; ikrar ve tasdiktir.” Bu konudaki ihtilaf aslında manaya değil, lafza ait bir ihtilaftır.

Ali Kaya’nın hazırladığı yazının devamı Semerkand Dergisi Mayıs 2018 sayısında.