Allah’ın zikri kalbe ne zaman tesir eder? Kalp ne zaman nefsanî arzuları boşaltırsa, o zaman zikr-i ilahî kalbe tesir eder. Aksi halde o kulun...

Cenab-ı Hak, “Ey iman edenler, Allah’ı çok zikredin.” (Ahzab, 41) buyurmaktadır. Müfessirler çok zikretmeyi her mekânda, karada, havada, denizde; her halde, hastalıkta, sağlıkta, fakirlikte,...

Tasavvuf yolu insanların irşadı içindir. Zamanımızda pek çok tarikat mevcuttur. Tarikatların hepsinin muradı, evvela Şeriat-ı İlahî ile amel edip ondan sonra tarikatta yol almaktır. Şeriat...

İmam Gazâlî rh.a. buyuruyor: “Kıyameti unutma, Allah’ı sevmekten vazgeçme, ömrü mâlâyani şeylerle tüketme, haramlara dalma. Bunlar kalbin ölmesine sebep olur.” Ayet-i celilelerde“... dünya hayatına razı...

İnsan bilmelidir ki, kalp pek çok kapıları olan bir saraya, her tarafı gösteren bir aynaya, içine pek çok sular akan bir havuza benzer. Kalbi...

Her amel ağacının bir türlü meyvesi olur. Her meyvenin kendine mahsus bir ağacı olduğu gibi, her amelin de kendine mahsus usulü vardır. Mesela zâhir...

Allah Tealâ, Kur’an-ı Kerim’de mealen buyuruyor ki: “Kim de Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz cennet onun sığınağıdır.” (Nâziat, 40-41) Kim günahlardan...

İlk dönemlerden itibaren İslâm büyükleri, mesela Said b. Müseyyeb, Abdullah ibn Mübarek gibi sâlih kimseler, kendi köşesine çekilmek yerine halkla karşılıklı sohbet etmeyi tercih...

Namaz kılan kimse pek çok ibadeti bir arada işlemiş olur. Kul namaz kılmakla her şeyden önce Cenab-ı Hakk’a yakınlık ibadetini yapmış olur. Namaz kalp...

“Başıma şöyle bir bela geldi!” dersek, muhakkak o an Allah’tan gafil olmuşuzdur. O halde şikâyete hakkımız yoktur. Burada biraz düşünelim: Şu lamba ışık verir, şu...

Peygamber Efendimiz s.a.v. bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır: “Kimin son sözü ‘Lâ ilâhe illallah’ olursa cennete girer.” Kişi ölüm anındayken eğer bunu söyledikten sonra...

Tövbesiz mümin olmaz. Peygamberler ve velîler de tövbe etmiştir. Ferdî tövbe ne kadar önemli ise topluca tövbe etmek de o derece önemlidir. Atâullah İskenderî k.s....

İki Hastalık İnsanların iki türlü hastalığı vardır: Manevi kalp hastalığı, beden hastalığı... Kalp hastalıklarının baş tabibi Rasul-i Ekrem s.a.v. Efendimiz olup, şifası Allah’tandır. “Alimler nebilerin...

Katışıksız Zikir Bir kul yaptığı ibadetten lezzet alamıyor, ibadeti ona şevk ve iştiyak vermiyorsa, bu nefsinin kusurundandır. İbadetin lezzetini bulmak, Allah yolunda ilahî sırlara ulaşmak,...

Velî, kendisinin velî olduğunu bilir mi? Bu sorunun cevabı “Hayır, bilemez” olduğu gibi, “Bilebilir, bunda mahsur yoktur” da olabilir. Kişinin kendisinin velî olduğunu bilemeyeciğini...

İmam-ı Gazalî rh.a. buyuruyor ki: “Oruç tuttuğun zaman yediğin lokmaya dikkat et. Yediğin bir lokma vardır ki, kalbini ebediyen katılaştırır da gece kıyamına, sabah...

Nefs-i emmare ölmez. Ya azap olarak cehennemde ya lezzet olarak cennette sahibiyle beraberdir. Nefs-i emmareden kurtuluş yoktur. Yediden yetmişe her yaşta nefs-i emmare vardır....

Şu dünyada muvakkat bir ömür süren biz faniler için hakikat, ebedi sıhhati bulmaktır. Ebedi sıhhat ölüm ile bulunur. Dünyada ebedi sıhhat olmaz. Çünkü bugün...

Namazda kusuru olan bir kimseyi görünce ne yapmalıdır? O kimseyi ikaz edip doğrusunu göstermelidir. Cemaatin faydalarından biri de budur. “Gunyetü’t-Talibîn”de şöyle denilmektedir: “Hatalı bir kimseyi...

Müminler olarak, yaptığımız işlerin çoğu bize göre suç olmasa da, hayatımızda daha önceden işlediğimiz suçlar dolayısıyla hüküm giyeriz. Hanımına söz dinletemiyorsan, oğlun söylediğine karşı...

Allah Tealâ buyuruyor ki: “Ey huzur ve itminana ermiş nefs! Sen O’ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön!” (Fecr, 27-28). İtminana ermiş olan...

Tasavvuf, tarikat, velâyet, seyr ü sülûk gibi isimler altında nuranî, hoş, insana sevinç veren kutsî hakikatler vardır ki, bunları izah eden pek çok kitap,...

İmam Hasan r.a. buyurdu ki: “Ben dedem Rasulullah s.a.v.’den işittim. Şöyle buyurdu: – Ey oğulcağızım, sana kanaat lazım. O zaman insanların en zengini olursun. Farzları...

Nasıl ki askerlikte teğmenden mareşale kadar rütbeler varsa ve bir teğmen gururlanıp “Ben de mareşal gibiyim!” dese haddini bilmemiş olur. Tarik-i Âliyye’nin en zor...

Allah Tealâ’nın yolu iki dünya saadet yoludur. Evliyanın, nebilerin yoludur. Bediüzzaman Said Nursî rh.a. hazretleri tasavvuf ve tarikati tarif ederken şunları söylemiştir: “Tarikatin gayesi Rasulullah...

Asr-ı Saadet’te, sahabi efendilerimiz Allah Rasulü s.a.v.’in terbiyesi altında bulunuyorlardı. Asr-ı Saadet’te şeyh var mıydı? Bu mana ile vardı. Peygamber Efendimiz s.a.v. hem risaletin...

On beşinci yüzyıl âlim ve velilerinden, Yazıcızâde lakabıyla meşhur Ahmed Bîcan k.s. hazretlerinin “Envârü’l-Âşıkîn” adlı eserinde şöyle buyuruluyor: “Allah Tealâ, mayasını topraktan yapıp Adem Aleyhisselam’ın...

Saadat-ı Nakşibendiyye’den Seyyid Abdülhakim el-Hüseynî k.s. (1902 - 1972) Siirt’e bağlı Kozluk kazasının Gadir köyünde iken bir cemaat geldi. İçlerinde Abdülcelil isminde bir sofi...

Tasavvuf ehline göre Allah Tealâ’yı zikretmek, O’na yakınlık elde etmenin, ulaşmanın temel şartıdır. İnsan, Rabbini önce diliyle zikreder. Zamanla bütün vücudu bu zikre iştirak...

Rabbanî marifet dört şeyi bilmekle olur: Nefsini bilmek, Allah’ı bilmek, Dünyayı bilmek, Ahireti bilmek. Bu dört esas içinde ahireti bilmek en müşkülüdür. Ahiret beka alemidir. Dünya bir kervanın konak...
479,667HayranlarBeğen
42,434TakipçilerTakip Et