﻿<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?><rss version="2.0"><channel><title>Semerkand Dergisi [Aylık Tasavvufi Dergi]</title><link>http://www.semerkanddergisi.com/rss.aspx</link><description>semerkanddergisi.com RSS</description><copyright>(c) 2009, Emsey Tech.</copyright><pubDate>23.02.2012 09:01</pubDate><language>tr-TR</language><webMaster>alikadir@emsey.com.tr</webMaster><lastBuildDate>23.02.2012 09:01</lastBuildDate><item><title>Tencere</title><description>Akşam abimle eve doğru yürürken önümüzden yürüyen çocuk yaştaki iki bozacı bizi güldürdü...</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1801&amp;Sayi=123</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Dün Bugün Yarın</title><description>Zarif bir zat olan Birader Kasım, bir gün Bursa’dan İstanbul’a gelir. Divanda devlet erkânı ile sohbet ederken vezirler kendisine sorarlar...</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1800&amp;Sayi=123</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Bu Gülşende Yanar Olmaz</title><description>“Eğer âşık isen yâre
Sakın aldanma ağyâre.
Düş İbrahim gibi nâre
Bu gülşende yanar olmaz!” (Seyyid Nizamoğlu)</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1799&amp;Sayi=123</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Hastane İçinde Gül Serinliği</title><description>Her nereye varsak, her nereden geçsek hayatın bir nehir gibi aktığını ve insanın da onun içinde sürüklenip gittiğini görürüz. Hangi mekana varsak boş değil. Caddeler, okullar, camiler, hastaneler, hapishaneler... İnsan, her yerde insan.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1798&amp;Sayi=123</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Kur’an’da Rastladın mı?</title><description>İslâm’ın yalnızca Kur’an-ı Kerim’den öğrenilmesi gerektiğini dillendiren, böylelikle Kur’an merkezli bir din ortaya koyma iddiası içerisinde olan söylemlerle zaman zaman karşılaşıyoruz. Sünnet’i geri plana itip sadece Kur’an’ı referans almaya çağıran bir oluşum bu.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1797&amp;Sayi=123</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>İçimizdeki Düşman</title><description>Allah Tealâ, ruhlarımızı yaratırken dünyaya gönderileceğimiz zamanları da tayin etti. Kimin kimden dünyaya geleceği belirlendi. Bizim nasibimize de bu asır düştü ve bu asrın çeşit çeşit karanlığı karşısında dünyada bulunuyoruz.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1796&amp;Sayi=123</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title> İslâmî bilginin kalbi: İlmihal</title><description>İlmihal kapsamına giren bilgiler, dinin mükellef saydığı herkesin öğrenmesi gereken bilgilerdir. Çünkü her müslümanın dinî hayatını tanzim ederken lazım olanı bilmesi bir borçtur. Dolayısıyla ilmihal denince, bir kitap türünden önce İslâm’ın bir müslümanın hayatına tatbiki anlaşılmalı ve bu mantık üzerinden ilm-i hal denen bilgiler öğrenilmelidir.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1795&amp;Sayi=123</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Huzura Çıkar mıyız?</title><description>Namaza verdiğimiz değer imanımızın kuvveti ile paralellik arz eder. Kimileri Cuma namazlarıyla yetinirken kimileri de beş vakit kılarlar. Kimileri beş vaktin yanında cemaate de riayet eder. Ehlullah ise beş vakitle birlikte, sürekli nafile namazlarla Rabbin huzuruna sürekli çıkarlar.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1794&amp;Sayi=123</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Son Adımdan Bir Öncesi</title><description>Ömür denilen süre insandan insana değişse de, sonuçta herkes yaşadığını çok kısa bir süre olarak görür. Hayatından bir şey anlamadığını söyler. Ömürlerinin nasıl geçtiğini anlamadıklarını, her şeyin bir serap veya bir rüya gibi geride kaldığını söylerler.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1793&amp;Sayi=123</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Tavan Arası</title><description>Tarih geçmişte kalmış olmasına rağmen hayatımıza ve geleceğimize de tesir ediyor. Fikirler ve gruplaşmalar çoğu zaman tarih anlayışı üzerinden şekilleniyor.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1792&amp;Sayi=123</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Bir Ağacın Dalları Gibi</title><description>Efendimiz s.a.v. veda hutbesinde şöyle buyuruyor: “Rabbiniz bir, atanız birdir. İyi dinleyin! Arab’ın Acem’e, Acem’in Arab’a, kızıl ırkın siyah ırka, siyah ırkın kızıl ırka hiçbir üstünlüğü yoktur. Üstünlük sadece takva iledir. Şüphesiz Allah katında en kıymetliniz Allah’tan en çok korkanınızdır.”</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1791&amp;Sayi=123</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Binbir Damla</title><description>Ünlü Arap mizah şairi Ebu Dülame (ö.161/777), ilk Abbasî halifelerinden Mansur ve Mehdi dönemlerinde şaka ve nüktelerle karışık zekice sohbetleriyle meşhur olmuştur.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1790&amp;Sayi=123</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Mevlid-i Şerif Geleneğimiz</title><description>Bir müminin Allah Rasulü s.a.v.’in doğduğu gün hatırına şükür niyetiyle ibadet etmesi, ziyafet tertip etmesi ve sevinmesi ne güzel, ne hayırlıdır! Peygamber sevgisinin bir işareti olan mevlid ise Allah’ın huzuruna çıkacağımız gün için sağlam bir şahittir.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1789&amp;Sayi=123</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Minhâcü’l Âbidîn’den</title><description>Şeytan ilk olarak insanın ibadetine engel olmak ister. Eğer Cenab-ı Hak kendisini şeytandan korursa, kul şu sözlerle şeytanı reddeder...</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1788&amp;Sayi=123</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>O Gece Sendin Gelen</title><description>İnsanlık tarihinin en önemli hadisesi hiç şüphesiz Hz. Muhammed Mustafa s.a.v. Efendimiz’in dünyaya teşrif etmeleridir. Hz. Musa a.s. kendisine indirilen Tevrat’ta, vasıfları “müjdeci, uyarıcı, katı yürekli olmayan, sokaklarda bağırıp çağırmayan, kendisine yapılan kötülükleri iyilikle karşılayan, affeden” şeklinde zikredilen Peygamber Efendimiz’in gelişini beklemiştir.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1787&amp;Sayi=123</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Hâl Dili</title><description>
Abdullah b. Mübarek rh.a. zekât ve sadakalarını özellikle ihtiyaç sahibi ilim ehline, alimlere verirdi. Bir defasında kendisine...</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1786&amp;Sayi=123</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Hem Dünya Hem Ahiret İçin</title><description>Din-i mübin-i İslâm’ın Sünnet-i Seniyye’ye uygun anlaşılması ve yaşanması için İslâmî ilimlerin öğrenilmesi, öğretilmesi gerekir. Aksi takdirde, hayat boşluk kabul etmeyeceği için, ilmin yerini hurafeler, bid’atlar alır.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1785&amp;Sayi=123</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Önce Bilmek, Sonra Bilmek</title><description>Dindarlığımızın kültürel bir miras ya da kulaktan dolma malumatlardan ibaret kalmaması için çaba göstermemiz gerekiyor. Dergimizde de çeşitli bağlamlar üzerinden sık sık vurguladığımız gibi, esasen bilgisiz müslümanlık olmaz.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1784&amp;Sayi=123</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Tencere</title><description>İki arkadaş yemekhanede tabldot sırasında beklerken biri tavuğu göstererek ahçıya soruyor...</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1783&amp;Sayi=122</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Dünya Hali</title><description>2012 Bütçesi TBMM’de kabul edildi. Bütçeden pay alacak bakanlıklar ve kurumlar, yıl içerisinde yapacakları harcamalara tüm detaylarıyla yer verirken, Milli Savunma Bakanlığı TBMM’ye yalnızca iki sayfalık bir bütçe taslağı gönderdi.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1782&amp;Sayi=122</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Dün Bugün Yarın</title><description>Osmanlı tarihinin azamet devrine tesadüf eden ilk üç yüzyıldaki büyük şeyhülislâmlar umumiyetle hak ve adalet kahramanları şeklinde sıralanır...</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1781&amp;Sayi=122</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Tavan Arası</title><description>Merhum İbn Haldun’u (d. 1332 / v. 1406) hepimiz duymuşuzdur. İslâm alimlerinden övgüyle söz edilen her bahiste, sosyolojinin atası olarak mutlaka o da anılır...</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1780&amp;Sayi=122</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Candan Geçmeyince Canan Bulunamaz</title><description>“Tecerrüdse murâdın kûy-i cânânda fedâ kıl cân
Çıkılmaz câme-i ehrâmdan, sa’y etme kurbansız.” (Şeyh Galib) [Maddî varlığından sıyrılıp saflaşmak istiyorsan Sevgili’nin semtinde canını feda et. (Başka türlüsü için) uğraşma, (çünkü) kurban (kesilmeyince) ihram elbisesinden çıkılmaz.]</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1779&amp;Sayi=122</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Silsilemizden Bir Halka: Hindistan</title><description>Gidip görünce anlıyoruz ki hepimiz biraz Hindistan’dan gelmekteyiz, Hindistan da biraz bizden... Gidince görüyoruz ki aynı selamı alıp veriyoruz, aynı kıbleye yöneliyoruz, aynı kitabı okuyup tedris ediyoruz. Konuşunca anlıyoruz ki onlar bizi özlemişler, bizler onları...</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1778&amp;Sayi=122</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Tasavvuf İnsanlığa Ne Vaat Ediyor?</title><description>Dün olduğu gibi bugün de tasavvuf İslâm’ın yayılmasında en önemli rolü oynamaktadır. Peki tasavvufa olan bu ilgi nereden geliyor? İnsanlar bu maneviyat yoluna neden koşuyorlar? Tasavvuf insanların hayatında nasıl bir rol oynuyor? Bugün hayatımıza ne katmaktadır? </description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1777&amp;Sayi=122</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Müminin Mihengi Dürüstlük</title><description>İslâm, insanı insanca yaşatmak için gönderilen ilahi bir dindir. Bu gayeye ulaşmak için birtakım kurallar koymuştur. Bu kurallar evrenseldir. Her devirde ve her yerde insanların muhtaç oldukları ilkelerden meydana gelmektedir. Bu evrensel ahlâkî prensiplerden biri de sıdk, yani dürüstlük ve güvenilir olmaktır.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1776&amp;Sayi=122</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Medyatik Bilgi ve Müslüman Duyarlılığı</title><description>Medya, iyisine kötüsüne bakmadan ilgili, ilgisiz her haber ve bilgiyi bizlere iletiyor. Farkına varmasak da bunlardan ciddi şekilde etkileniyor, hatta bunlara göre bir bilinç ve hayat inşa ediyoruz. Oysa ne ‘mecra’ yeterince temiz ne de o mecradan bize ulaşan şey. Medya karşısında edilgen olmak yerine mümin hassasiyetini daima devrede tutmamız gerekiyor.  </description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1775&amp;Sayi=122</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Allah’ın Kapısı</title><description>Bir kimse ilahi yolda kendisine kılavuzluk edecek olan mürşidini Cenab-ı Hakk’ın kapılarından bir kapı olarak görmesi lazımdır. Buna “bâbullah” denir. Müritliğin ilk mertebesi bununla başlar...</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1774&amp;Sayi=122</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Menkıbeler Ne Söyler?</title><description>Günümüz gençleri örneklerini, rehberlerini kaybetmiş, lisanları letafet ikliminden uzak çorak topraklar gibi. Allah dostlarını hatırlamaya, onların hikâyelerini, sözlerini bilmeye daha çok ihtiyaçları var.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1773&amp;Sayi=122</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Binbir Damla</title><description>İmam Buharî rh.a. hazretleri, en güvenilir hadis kitabı olan “el-Câmiu’s-Sahîh” isimli eserin müellifi büyük muhaddistir. 194/810’da Buhara’da doğdu. On yaşında hadis öğrenmeye başladı ve elli yıl buna devam etti...</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1772&amp;Sayi=122</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Bir Îsâr Kahramanı: Ebu Talha El-Ensarî r.a.</title><description>Başkasını kendi nefsine tercih etme, kendi ihtiyacı varken elindekini Allah için verme alicenaplığına “îsâr” denilmiştir. Îsârın en büyük örneklerini başta Medineli Ensar olmak üzere sahabi efendilerimiz vermişlerdir. Onlar arasından Hz. Ebu Talha r.a.’ın îsâr ahlâkı, eşsiz bir örnek olarak asırlardır canlı bir tablo olarak önümüzde duruyor. </description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1771&amp;Sayi=122</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Minhâcü’l Âbidîn’den</title><description>Ey ibadet yolcusu! Allah seni de bizleri de, şiddetle kötülüğü emreden nefs-i emmarenin kötülüklerinden korusun!</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1770&amp;Sayi=122</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Mekke’nin Fethi</title><description>Fetih, “kapalı veya örtülü bir şeyi açmak” demek. İslâm’ın fetihleri, insanların kafa ve gönüllerini hakikate kapatan, onların ilâhî mesajın ışığını almasına mani olan “küfür örtüsü”dür. Miladi takvime göre 1 Ocak tarihi Mekke’nin fetih yıl dönümü. Bu vesileyle Efendimiz s.a.v.’in örnekliğinde fetihlerin en büyüğü olan Mekke’nin fethini, İslâm’ın gönülleri fethini hatırlayalım.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1769&amp;Sayi=122</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Hâl Dili</title><description>Hüccetü’l-İslâm İmam Gazalî rh.a. şöyle der:

Zekât, nimeti verene şükürdür. Allah Tealâ’nın kulu üzerinde gerek bedeninde gerekse malında birçok nimeti vardır...</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1768&amp;Sayi=122</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Ecel Gelmeden</title><description>Dünyada değişmeyen tek hakikat ölüm. Hepimiz faniyiz, belli bir zamana kadar ecelimiz var, vaktimiz geldiğinde bu hayatı terk edeceğiz...</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1767&amp;Sayi=122</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Kendimiz İçin, İnsanlık İçin</title><description>“Tasavvuf insanlığa ne vaat eder?” sorusu, konuya dair az çok birikimi olanlara tuhaf gelebilir. Şöyle karşı sorular sormak mümkün...</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1766&amp;Sayi=122</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Tencere</title><description>Mahallenin diğer ucunda çok sevimli ikiz çocuklar vardı. Oradan her geçtiğimizde aklımıza düşer, şunları bir sevelim diye düşünürdük..</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1765&amp;Sayi=121</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Dün Bugün Yarın</title><description>Diplomatik ilişkilerde geçerli genel bir kaideye göre, devletlerarası ilişkilerde ebedi dostluk ve düşmanlıkların olmadığı, ilişkilerin büyük oranda menfaat üzerinden şekillendiğinden söz edilir.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1764&amp;Sayi=121</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Dünya Hali</title><description>Van, ilki 23 Ekim’de 7.2, ikincisi 9 Kasım’da 5.6 şiddetinde iki yıkıcı depremle sarsıldı. Toplam 700’ye yakın kişi hayatını kaybederken, 5000’e yakın kişi de yaralandı, yaklaşık 2500 bina kullanılamaz hale geldi.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1763&amp;Sayi=121</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Aşkı Kimden Sormalı?</title><description>“Belâ bezminde geçtim bâş ü cândan ey kemân-ebrû
Gel imdi sergüzeşt-i aşkı bâşından geçenden sor.” (Sabuhî)

[Ey keman kaşlı! Ben türlü türlü belâlar karşısında baştan da candan da geçmeyi göze almışım.
Gel şimdi aşk macerasının zorluğunu, benim gibi yaşamış birinden sor.] </description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1762&amp;Sayi=121</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Eski Zaman Akşamları</title><description>Giden günle birlikte yer penceresinin kenarına oturmuş, ufukları seyreden biri vardı. Bir kolunu pencerenin pervazına yaslamış ve çenesini avucunun içine alıp öylece uzaklara dalmış bir adam… Gözleri çok uzaklarda, o dağların zirvelerine yağmış karlar içinde gezinirdi.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1761&amp;Sayi=121</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>İnanmış Kalbin Süsü: Hayâ</title><description>“Peygamberlerin insanlığa söylediği ilk sözlerden biri şudur: Utanmazsan dilediğini yap!” (Buharî; Ebu Davud; İbn Mace)</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1760&amp;Sayi=121</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Ya Rabbena</title><description>Zikrin senin fikrin senin
Geldi dile ya Rabbena.
Biz kılalım şükrün senin
Tahmid ile ya Rabbena.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1759&amp;Sayi=121</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>En Büyük Gücümüz: Birlik ve Beraberlik</title><description>Müslüman toplumların önünde duran en büyük ve acil sorunların başında birlik ve beraberlik geliyor. Giderek küçülen ama küçüldükçe de sorunları artan ve sıkışan dünyamızda birlik olmadan dirlik sahibi olmak mümkün değil. Tarih şunu gösteriyor: Birlik içinde hareket eden toplumlar başarılı olmuş, adalet dağıtmış, medeniyet kurmuştur.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1758&amp;Sayi=121</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Binbir Damla</title><description>Dört Ehl-i Sünnet mezhepten biri olan Malikî mezhebinin öncüsü İmam Malik ibn Enes rh.a. hazretleri (ö.179/795), Medine’de yaşamış ve orada vefat etmiştir. Rasul-i Ekrem s.a.v.’in kabr-i şerifine hürmeten Medine’de hiç binek hayvanına binmemiştir.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1757&amp;Sayi=121</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Taklitten Hakikate</title><description>Nefsiyle güreşen pehlivanların hepsi nefse yenildi. Nefs âlimi de âbidi de yendi, sadece aşk pehlivanını yenemedi. Nefsin ilacı çile, mağara, tabanca, kılıç korkusu değil, Allah aşkıdır.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1756&amp;Sayi=121</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Can Cümleden Azizdir</title><description>“Can cümleden azizdir” sözü tasavvuf terbiyesinin kazandırdığı bir halin tezahürü. O hali kazandıran talimden geçmeyince, âdemiyetimize dair kabulleri yeniden hatırlamayınca, doğru anlaşılamıyor.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1755&amp;Sayi=121</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Tavan Arası</title><description>Şeyh Galib’in de devam ettiği meclislerden birinde, Nabi’nin Hayr-âbâd adlı mesnevisi de okunmaktadır. Yine söz konusu eserin okunduğu bir gün, Hayr-âbâd hakkında övgü dolu sözler sarf edilir.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1754&amp;Sayi=121</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Allah Yolunda İnfak</title><description>“O takva sahipleri ki, gayba iman ederler, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıklardan infak ederler.” (Bakara, 3)</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1753&amp;Sayi=121</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Minhâcü’l Âbidîn’den</title><description>İbadete engel olan bir diğer husus da insanın başına gelen çeşitli kaza ve kader tecellilerinin getirdiği sıkıntılardır. Bu sıkıntılardan kurtulmanın yolu ise, Cenab-ı Hakk’ın kaza ve kaderine rıza göstermektir.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1752&amp;Sayi=121</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item></channel></rss>
