Nimet Verilenlerin Yolu

Yüce Mevlâ’nın emrine icabet ederek beş vakit ilahî huzurda divan durup, kıyam halinde Fatiha suresini kıraat ederiz. Rabbimiz, her gün en az kırk defa tekrar ettiğimiz bu mübarek surede şöyle dua etmemizi istemektedir; hem de sadece kendi adımıza değil, bütün mümin kardeşlerimizi duamıza katarak:

“Bizi Sırat-ı Müstakim’e hidayet et. Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna. Gazabına uğrayanların ve sapıklığa düşenlerin yoluna değil.” (Fatiha, 6-7)

Bir ömür devam edecek olan bu yakarış, kulluk yolunda ne kadar önemli ki her rekâtta tekrar edilmekte. Aynı zamanda bu dua ile mümin, Sırat-ı Müstakim üzere kalabilmek için, Allah Tealâ’nın yardımına, desteğine ve muvaffak kılmasına muhtaç olduğunu devamlı itiraf etmekte. Zira müfessirlerden İbn Cerîr et-Taberî rh.a., Abdullah b. Abbas r.a.’ın bu ayeti şöyle izah ettiğini rivayet etmektedir:

“Sen bizi doğru yolda kararlı olmaya muvaffak kıl. O yolda yürümekte bize muvaffakiyet ihsan et.” (Taberî, Câmiu’l-Beyân, I, 166)

Abdulkadir Alioğlu’nun hazırladığı yazının devamı Semerkand Dergisi Kasım 2017 sayısında.