Thing Thank

Eskiden beri dillere, kelimelere, kökenlere karşı büyük bir merakım vardır. Türkçe, Fransızca ve İngilizce dillerinde bu merakımı gidermeye çalışıyorum. Öyle ki, artık herhangi bir konuyu anlamaya, anlatmaya veya o konuda ders vermeye çalışıyorsam, önce muhakkak konuyla ilgili temel kavramların kök anlamlarını anlatırım. Bir yandan da o konuyu dinleyen veya okuyanın kafasında silinmeyecek derecede sabitleyen birkaç resim bulurum. Kelime ve resim güzel bir şekilde bir araya geldi mi o anlamın tebârüz etmemesi mümkün değildir.

Evimde birçok sözlüğüm var. Sözlük yani dil, hikmetin anahtarıdır. Çünkü bence dillerin hepsi ilahî kaynaklıdır. O yüzden dillerin hepsine çok hürmet duyarım. Her medeniyet dili, o medeniyetin dayandığı mukaddes kitabın diline dayanır. Avrupa Latince’ye, İslâm Medeniyeti ise Arapça’ya… Çince gibi hiç bilmediğim dillerin de kelime yapılarını ve kökenlerini merak edip araştırırım. Bir kavram, mesela “siyaset” bizde, eski Yunanca’da, Latince’de, modern Batı dillerinde ve Çince gibi kadim dillerde nasıl ifade ediliyor, bu kelime hangi dönemde dile girmiş bunlara dikkat ederim. Bunlar bana ciltlerce kitaptan daha fazlasını anlatır.

Atilla Pamirli’nin hazırladığı yazının devamı Semerkand Dergisi Kasım 2017 sayısında.